Reklam
TAVASAV; TÜRKİYE İÇİN AFRİN BEKA SORUNUNU ÇÖZMEDE BİR...

TAVASAV; TÜRKİYE İÇİN AFRİN BEKA SORUNUNU ÇÖZMEDE BİR BAŞLANGIÇTIR

Büyük Türkiye Partisi, Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Tavasav; '' Türkiye Afrin'i beka sorununu çözmede bir son olarak değil, ilk olarak görmek mecburiyetindedir. Türkiye'nin beka sorunu Suriye'de ve Irak'ta pkk, pyd ve ypg nin etkinliği sona erdiğinde ancak çözülmüş olur. Türkiye bunu sağlayıncaya kadar neye patlarsa patlasın bu mücadelesine devam etmek mecburiyetindedir. '' dedi. Tavasav'ın bu konudaki açıklamaları şöyle;

11 Şubat 2018 - 03:16 - Güncelleme: 11 Şubat 2018 - 18:56

 

Büyük Türkiye Partisi, Parti Sözcüsü ve Basın İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kibar Tavasav halen sürmekte olan ve şu anda 3 haftası dolmuş olan Afrin Zeytin Dalı Harekatını değerlendirdi. 

Tavasav; '' Partimiz Büyük Türkiye Partisi, her zaman olduğu gibi Afrin Zeytin Dalı Harekatında da Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve Mehmetçiğimizin yanındadır. Bu güne kadar olmuş olan bütün şehitlerimize rahmetler diliyorum ve ruhları şad olsun, yakınlarının ve Türk milletimizin başımız sağ olsun, bütün gazilerimize de çok geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve bir an önce sağlıklarına kavuşmaları dileği ile hepsine acil şifalar diliyorum.  

Öncelikle söylemeliyim ki, Suriye'de meydana getirilen bütün bu gelişmeler, Suriye'ye bir demokrasi gelmesi ve getirilmesi açısından gelmemiştir. Maalesef ABD, dünya dizaynı konusunda İngilizlerden devralmış olduğu emperyalist zihniyet aklını bölge coğrafyamızda demokrasi maskesine de büründürerek kanlı bir şekilde uyguluyor. Bu olaylar başladığında, ilk başlatıldığında biz ABD nin bu gizlemeye çalıştığı gerçek senaryosunu görmüş ve bu konuda Türkiyeyi yönetenlerin tedbir almayıp onların dümen suyunda hareket etmesine tepkiler göstermiştik. Ancak o süreçlerde Türkiyeyi yönetenler Suriye'deki bu oluşturulan gündemi bir demokrasi mücadelesi olarak algıladılar ve buna göre bir politika geliştirip, ABD ile bu konuda ortak bir hareket politikasını icra ettiler. Yani ABD nin istediği ve çıkarı yönünde maalesef Türkiyeyi yönetenler hareket etmiş oldular.  

Ne zaman ki  Türkiyeyi yönetenler bizim çok önce bu gördüğümüz asıl gerçeği gördüler, artık o süreçten sonra Türkiye, Suriye merkezi hükümetiyle dönülemeyecek şekilde ABD nin istediği ve beklediği politika icrasıyla ipleri koparmıştı. Hal böyle olunca Suriye merkezi hükümeti ile Türkiye ayrı ayrı beka sorununu halletme yoluna gitmek zorunda kaldılar. Türkiye bu süreçte, bu konuda güçlü kalabilmek ve durabilmek için tıpkı Suriye merkezi hükümeti gibi Rusya ve İran'la bizce de olması gereken olarak gördüğümüz doğru bir şekilde yakınlaştı. 

Bu arada Türkiye'nin, Suriye konusunda beka sorunu çözümünde aktifliğini engellemek için, aslında ilk adım daha Suriye'deki patırtı koparılmadan önce Obama'nın Türkiyeyi ziyaretinde pkk sorunu konusunda bunlar ile barışın mesajlarıyla devreye sokulmuştu. İktidarında Obama'nın bu beklediği talepteki sözde barış geliyor politikasını uygulaması sonucunda, ama o süreçte gerçekte olan pkk nın yurt içinde hızla silahlandığı, çoğaldığı, güçlendiği ve hatta bölgede hakimiyet kurduğu bir süreci yaşamış olduk. Biz o dönemi iktidardan farklı gördük ki bize göre ortada terör örgütünün bir barış isteği yoktu, pkk kazanmış olduğu bir görüntü sergiliyor, buna göre uygulamalar icra ediyor ve bize hiçte iktidarın gördüğü gibi pkk nın bir barış amacı görünmüyordu o süreç ve biz buna o zamanlarda şiddetle karşı çıkmıştık zaten o dönemlerde. Keza bu, pkk nın zaman kazandığı sürecin ardından, önce Güneydoğu Anadolu bölgemizde pkk hendek savaşları meydana geldi. Türkiye güçlü ordusuyla bu hendek savaşlarını tabi içinde kayıplarımızda olarak aştı. Ardından yurt genelinde ve büyük kentlerimizde işid bombalamaları oldu ve onuda yine vatandaşlarımızdan ve güvenlik güçlerimizden kayıplar vererek aştık polisiye tedbirleri ciddi boyutta uygulayarak. Türkiye bu sorunları aştıktan sonra, en sonunda da yine biz zamanı esnasında itiraz ettiğimiz 2010 referandumunda feto terör örgütünün yargıyı ele geçirdiği ve TSK üzerinde yargısal operasyonlar ile TSK yı kendine göre dizayn ettiği süreçlerden sonra, TSK da artık bu operasyonların ardından en üst kademelere çok kısa bir sürede yükselmiş olan fetocuların vasıtasıyla, fetö terör örgütü de devreye sokulup, 15 Temmuz Kalkışması Tertiplenmiş oldu. Türkiye tabanı olmayan bu engeli de yine vatandaşlarımızdan ve güvenlik güçlerimizden kayıplar vererek aşmayı Türk milletinin de sağ duyusuyla birlikte başardı. 

Bakınız bütün bu yapılmış olanlar, olmuş olanlar, bu fotoğrafları bir masanın üzerine dizdiğinizde tek bir merkezden planlanmış olduğu ve icra edildiğini masanın tamamını bütün bir gözle gördüğümüzde anlayabiliriz. Türkiye'nin milletiyle TSK sıyla emniyet güçleriyle bu olanları aşma gücü zaten vardı ve aştı da zaten. Ancak tabi süreç ilerledi, Suriye konusunda beka sorunu çözümü yönünde adım atmada epey bir zaman kaybetti Türkiye bunlar ile uğraşırken.

Ardından Fırat Kalkanı Harekatınını Türkiye icra etti, hiç bir devletten, hiç bir yönde destek görmeyen işid terör örgütüne karşı ve düz arazi şartlarında, ki hava unsurlarını da hiç kullanmaya gerek duymadan 72 şehit vererek Türkiye beka sorununun çözümünde ilk saldırı hamlesini başarıyla tamamlamış oldu. Bakınız daha önce bahsettiklerimiz bir müdafaa idi. Fırat kalkanı ise beka sorununu yaratanlara karşı başarılı olmuş bir saldırı hamlesidir, öncekiler ile ayrılan yönü budur.

ABD nin bizim çok önce gördüğümüz Ön Asya petrol kaynaklarına ulaşma yolu ve kendine göre oluşturmayı amaç edindiği taşıma güzergah dizaynı ve bölgede İsrail'e bir müttefik oluşturma amaçlı bir koridor devlet kurma çalışması Türkiye'nin ABD nin bu stratejik hamlelerine karşı son dönemlerde keskin bir netlikte karşı hamle tavrıyla bozulma sürecine girdi. ABD kurmak istediği bu koridor devleti Türkiye'nin sınırından paralel olarak Akdeniz'e uzatmak istiyor sonuç itibariyle. Türkiye önce Fırat Kalkanı ile pyd, ypg, pkk dan önce o bölgelere tesir ederek işidden o bölgeleri alıp buna bir sekte uğratmış oldu. Şimdide bu sefer direkt pkk, pyd ve ypg nin kontrolünde olan Afrin'e Zeytin Dalı Harekatıyla buna ikinci bir karşılığı ve engeli cevap olarak vermiş oluyor Türkiye. Ardından İdlib, Mümbiç ve Fırat'ın doğusu da Türkiye'nin süreç planlamasında mevcut görünüyor ve bizce de olması gerekendir.  

Türkiye'nin planlaması böyle, ABD nin şu andaki bütün amaç ve hedefi Afrin ve İdlibte Türkiye'nin olabildiğince oyalanması. ABD nin asıl kontrolünde olan pyd, ypg ve pkk unsurlarının olduğu Mümbiçi kurtarmak ve Mümbiçi kurtaramazsa Fırat'ın doğusunu kurtarmak ve orada bu planladığı devlet kurma projesini icra etmek. Fakat ABD nin bütün bu istek ve talepleri Türkiye'nin beka sorununu alevlendiriyor ve çözmüyor ve devam ettiriyor. 

Şimdi geniş bir boyutta Afrin'e dönersek, Afrin coğrafi olarak Suriye'nin en dağlık bölgesidir. Fırat Kalkanı Harekatının yapılmış olduğu bölge düz arazi ve daha ılıman bir iklimde gerçekleşmişti. Zeytin Dalı ise daha sert bir iklim şartlarında şu anda icra ediliyor. Afrin coğrafyası Fırat Kalkanı bölgesine göre daha kalabalık bir bölge nüfus oranı olarak, yaklaşık 500 bin insan yaşıyor bu bölgede. Ki gelelim en önemlisine, Fırat Kalkanındaki işid dış destekten yoksundu fakat ABD resmen pkk, pyd ve ypg yi silah vermek dahil her yönden destekliyor Türkiye'ye karşı Afrin'de ve bundan sonraki harekatlarında ve ABD mümkün olduğunca Afrin'de Türkiye'nin oyalanmasını sağlamaya çalışıyor. Keza sözde işid düşmanı gösterilen, işide karşı sözde kahraman gösterilen pyd, ypg ve pkk nın kendilerinde Afrin'de tutuklu olan işidlileri serbest bırakıp hep birlikte bu gün Mehmetçiğe karşı savaşıyor olması ABD nin bunu görmezden gelmesi ABD denin bizim öngördüğümüz projesini açıkça ortaya koyuyor.  

Kısacası ortada işid ile mücadele eden pkk, pyd ve ypg yok. Bu gün hepsi birden Türkiye ve Mehmetçik ile mücadele eden toplu bir terör örgütü grubu var ve destekleri mevcut.   

Bütün bu olumsuzluklara rağmen Mehmetçik, Afrin'e doğru yürümeye ve ilerlemeye devam ediyor. Türkiye'nin beka sorunu, şuraya kadar gelmekle, şu şehri almakla, bu şehri temizlemek ile bize sona erecekmiş gibi görünmüyor. Türkiye'nin beka sorunu Suriye ve Irakta pkk, ypg ve pyd nin yok olmasıyla ancak bitecek görünüyor bize, işid zaten eleminasyonda, kaldı ki işide karşı dünya bir arada, ABD, Rusya, İsrail de dahil olmak üzere bütün devletler işide karşı bir pozisyondalar, bu nedenledir ki Türkiye için işid bir tehdit olamaz zaten, destek görebileceği hiç bir devlet yoktur işidin. Ancak pyd, ypg ve pkk böyle işidin durumundaki gibi değil. O nedenle Türkiy'enin beka sorunu kapsamında en büyük sorunu pyd, ypg ve pkk dır. Türkiye ABD nin avucundaki pkk, ypg ve pyd yi yok etmek zorundadır bu neye patlarsa patlasın onuda göze almak zorundadır.

Biz parti olarak, vatanımıza, devletimize ve milletimize karşı mücadele eden pkk, ypg, pyd ve işid ile feto terör örgütleri olmak üzere hepsinin karşısında olarak Mehmetçiğin yanındayız her zaman, fakat bu gün asıl tehlike pyd, ypg ve pkk dır. Bir an önce pyd, ypg ve pkk nın etkisiz hale getirilmesi gerekmektedir.

Bu konuda pyd, ypg ve pkk nın yok edilmesi de hattı müdafaa ile değil, tıpkı Atatürk'te de olduğu gibi ancak sathı müdafaa ile mümkündür. ''  dedi.  

 

Editör; Meryem Aktaş  

 

 

Bu haber 8485 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yazar Şair Harika Ufuk'tan Afrin Marşı
Yazar Şair Harika Ufuk'tan Afrin Marşı
Yazar ve Şair Harika UFUK Ankara Kitap Fuarında
Yazar ve Şair Harika UFUK Ankara Kitap Fuarında