Reklam
Referandumda Neden HAYIR
Erol Bağcı - ÇIKMAZ SOKAK

Erol Bağcı - ÇIKMAZ SOKAK

Referandumda Neden HAYIR

24 Mart 2017 - 21:36 - Güncelleme: 20 Eylül 2017 - 09:49

 

 

Ülkemiz anayasa değişikliği adı altında Hükümdar yetkilerine sahip, ama adı Cumhurbaşkanı olan, bütün güçleri elinde bulunduran tek kişinin iktidarına sürüklenmektedir. 

 

Anayasalar toplumsal uzlaşma ve mutabakat metinleridir. Hiçbir anayasal kurumun ve halkımızın görüşü alınmaksızın yapılmak istenen anayasa değişikliği halkımızın bir talebi olarak ortaya çıkmamıştır. Bu anayasa değişikliği, henüz teklif aşamasında bile toplumu birleştirmek yerine ayrıştırıp bölmeye başlamıştır. Devletin bekası söz konusudur. Hepimiz faniyiz. Bugün buradayız yarın yokuz. Bir kişiye göre anayasa yapıp kalıcı hale getirirseniz felaket olur, Güçler ayrılığı ortadan kalkıyor. Türkçe söylemek gerekirse camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girecek. Bir kişi istediğini yapabilecek. Aynı zamanda cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, genelkurmay başkanı, meclis başkanı olacak. Bir kişiye bu kadar yük verilmez. İnanç açısından da, demokratik açıdan da doğru değil. Her şeye tek başına başkan karar verecek. Yapılmak istenen parlamenter sistemi ortadan kaldırarak ülkeyi ve insanların hak ve özgürlüklerini bir kişiye teslim etme girişimidir. Bu bir kişi dünyanın en demokrat insanı bile olsa, bu kadar yetki ve sorumsuzlukla yine bir diktatöre dönüşeceği açıktır. 

 

Bu tartışmayı mevcut cumhurbaşkanı bağlamında yapmak yanlış olur. Bu süreç bundan sonraki yıllarda da devam edecek bir süreç. İleride başa basiretsiz bir kişi geldi, ne olacak? Başkan yardımcısını atayacak. Seçimle gelmeyen atanan bu kişi Türkiye’yi  yönetecek. Bu Demokrasiden tamamen uzaklaşmak demek değil midir? Bunlar tartışıldı mı? Hayır  

 

Mesele CHP, MHP, AK Parti meselesi değildir. Şu anda anayasa değişikliği teklifini sanki bir genel seçimmiş, partiler arasında bir tercih yapılıyormuş gibi ele almak yanlıştır. Meselemiz, bir, siyasi parti genel başkanına hâkimleri atama yetkisi veriyor muyuz? İki, bir siyasi parti genel başkanına TBMM’yi dilediği zaman feshetme yetkisi verecek miyiz? Üç, o siyasi parti genel başkanı TBMM’yi feshettikten sonra yeni mecliste yer alacak isimlerini yazma yetkisine sahip olacak mı? Dört, tüm bakanları o siyasi parti lideri atayacak mı? Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin anahtarını biz bir siyasi parti genel başkanına veriyor muyuz? Biz bu soruları cevaplarken mevcut cumhurbaşkanımızın kim olduğunu düşünerek hareket etmemeliyiz. Sayın cumhurbaşkanını sevmek, sevmemek, saymak ve saymamak ayrı bir konudur. Bu ne bir kişinin ne de bir partinin meselesidir. Bu, ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği meselesidir.  Meselemiz memleket meselesidir ve bu memleket hepimizindir. Konu bir kişinin çok ötesindedir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti biz fanilerden çok daha önemlidir. HAYIR..

Bu yazı 1108 defa okunmuştur .

Son Yazılar