Reklam
KAMUOYUNA AÇIKLAMAM
Kibar TAVASAV - HABERE SES

Kibar TAVASAV - HABERE SES

  • Google Plus
  • Youtube
  • LinkedIn

KAMUOYUNA AÇIKLAMAM

10 Şubat 2018 - 18:40 - Güncelleme: 11 Şubat 2018 - 00:30

 Son zamanlarda partimiz Büyük Türkiye Partisi hakkında Sosyal Medya ve Haber portallarında asılsız iddialarda bulunanların bu iddialarına partimizin Partisi Sözcüsü ve Basından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak kendi yazar köşemde cevap vererek, kamuoyunun doğru bilgilenmesine katkıda bulunmak istiyorum. 

 1 - Öncelikle partimizin gerek şahıs ve gerekse hiç bir kuruma her hangi bir borcu bulunmamaktadır. Öncelikle bilinmelidir ki kurultay öncesi eski yönetim kurulunun partimiz adına açmış olduğu her hangi bir banka hesabı bulunmamaktadır. Dolayıyle sıfır lira parası bulunmakta olup ve bu konuda partinin eski yönetim kurulunun finansal anlamda da her hangi bir almış olduğu karar, karar defterinde de bulunmamaktadır. Bu bilginin harici şu gazeteye, şu medya organına şu reklam verildi, bu reklam verildi, partinin o reklama borcu var, şu reklama borcu var diye iddia edenler varsa o onların sorunudur. Siyasi partiler kanununa göre siyasi partiler hiç kimseden ve hiç bir kurumdan borç finans alamazlar ve ancak kasalarındaki finansa göre harcama yapabilirler.

Partimizin her hangi bir banka hesabı olmadığına ve parasıda olmadığına göre, kim ne yapmış, nereye ne reklam vermiş, vermiş mi vermemiş mi, kim verilmesine karar vermiş, bunlar partimizin tüzel kişiliğini bağlamaz. Biz geçmişe ait partimizin resmiyetine baktığımızda partinin resmi bir banka hesabı olmadığını, partinin yönetim kurulunun karar defterine almış olduğu böyle finansal bir icra kararının olmadığını gördük, gerisi konuda adı geçenlerin kendilerini bağlar. Partinin adını kullanıp, şahsi kendi kafalarına göre böyle icraatta bulunmuş olanlar var ise, o kendiliklerinden yapmış oldukları bir işlemdir. Partinin resmiyetinde bu yönlü bir kararda bulunmamaktadır. Kaldı ki bu yönlü partinin bir finans kasasıda zaten söz konusu değil ki, parti olmayan kasa ile olmayan kasada olmayan finans, para ile karar alabilmiş ve reklam verebilmiş olsun.

Söz konusu portallardan okuduğumuz kadarıyla, yok o sipariş vermiş, bu kişide parayı ben vereceğim demiş, o vermemiş, şu kişi ise neden vermediğini sormuş, o cevap vermemiş, o cevap verecek olan partinin resmiyetine girmiş mi girmemiş mi hiç belli değil, resmiyette partide görünmüyorlar, Başkan Yardımcısı sıfatları var söyleniyor ve yazılıyor, kim vermiş bu zatlara bu sıfatları, neden bu sıfatlar resmiyete geçmemiş, bunlarda hiç belli değil ve hal böyle olunca kaldı ki partimizide ilgilendirmiyor. Çünkü partimizin resmiyetlerinde bu kişilerin geçmişe ait 1 günlük parti üyelikleri bile yok. Biz şimdi burada partide hiç olmamış olan, yani hiç olmayan kişilerin nesini konuşalım, partide olmayan kişilerin parti adına diyerekten yaptıklarının nesini konuşalım, nesine cevap verelim.  

 2 - Partimizin resmi kurultayı Yargıtayın ve ilgili Seçim Kurulununda bilgisinde ve dahilinde 13 - 14 Ocak 2018 tarihinde düzenlenmiş olup, akabinde yasal itiraz süreside dolunca ilgili İlçe Seçim Kurulu tarafından kesinleşerek onaylanmış oldu ve ilgili kurultay evrakları Yargıtay ilgili biriminede gönderilmiş oldu. İnternet Medya organlarında Yargıtayın İnternet Sitesi ilgi gösterilerek eski halde olması üzerinden parti ve yönetimi hakkında uygunsuz cümleler sarf ediliyor. Yargıtayın İnternet Sitesini ne zaman güncellediğini ve güncelleyeceğini biz bilemiyoruz. Ancak ilgili konuda bizde bir an önce güncellemesi için müracaatımızı yapacağız partimizin yeni bilgilerini güncellemeleri konusunda. 

 3 - Kurultayımızda hiç bir usule aykırı işlem yapılmamıştır. İlgili Seçim Kurulunun Yargıtaydan almış olduğu delege listesinde adları olanlar oylarını kullanmışlardır. Oylarını kullananların hepsi hem partimizin delegeleri, hemde aynı zamanda üyeleri olmaktadır. Zaten üye olmayan partide delege de olamıyor. Partinin tüzüğünde de delegelerin oy kullanmasına engel olacak her hangi bir bağlayıcı hüküm bulunmamaktadır. Her delege oyunu kullanabilir, partinin her üyeside parti organlarında görev alma hakkına sahiptir, parti tüzüğü buna açıktır, ve dolayısıyle ki bu anayasal bir haktırda. Ancak kurultayda bazı arkadaşlarımız partinin delegesi olmayan, ki delege olmasına gerek yok ama üyeside olmayanlardan oluşan bir aday yönetim kurulu listesi sunmaya kalkıştılar Divan Başkanlığına,  gerek siyasi partiler kanununa göre, gerekse parti tüzüğüne aykırı düşen bu talep, parti Kurultay Divan Başkanlığınca ret edilmiştir. Zaten partide toplam o andaki son duruma göre 23 kişi vardır. Bunların hepsi hem üye, hem delege ve hemde partinin kurultayında seçilen yeni yönetim organlarıda yine bu 23 kişiden ibaret olmuştur.

Bundan sonrasında yeni yönetim kurulumuz bu parti yönetim kurulunu, delege sayılarını, üye sayılarını çoğaltmak için çalışacaktır.  

 4 - Kurultay kararı ile ilgili sahte imzalar konusu; Partinin eski genel başkanı istifasını vermiş, ancak partinin elinde resmi bir istifa dilekçesi bulunmuyor iken, öncelikle bunun doğruluğunun resmi konu ile ilgili kurumdan öğrenilmesi gerekiyordu. Parti yönetiminde bulunan bazı arkadaşlarımız bunu yargıtay resmiyetinden yazışarak doğruluğunu öğrendiler. Bu arada siyasi partiler kanunu genel başkan istifasından sonra 45 gün içinde kurultayını yapma konusunda parti tüzel kişiliğini bağlıyor ve mevcut yönetim kurulundan toplanmış olan arkadaşlarımız, var olanlar nezdinde kurultay kararını alıp, alel acele yargıtaya yetiştirdiler ve yargıtay zaten kurultay yapma konusunda 1 imza bile yeterli iken ( Çünkü siyasi partiler kanunu partiye bu konuda 45 günde kurultayını yap diyor ), mevcut bu imzalar ile kararı kabul etmiş oldu. Eski genel başkan 18 ekimde istifa etmiş, resmi bir istifa partide yok, aradan 45 günü geçen sürede parti yönetim kurulu bunun doğruluğunu yargıtaya yazışarak öğrenmiş ve yargıtay bu 45 günlük süreyi parti yönetiminin öğrenmiş olduğu o dakikadan itibaren başlatmış oldu, öncesinde geçen süreyi parti yönetimi bunu resmi olarak bilmemesinden dolayı dikkate almadı. Sonuç itibariyle eski genel başkanın istifasından 88 gün sonra, yani bilinmeyen ilk 45 gün bittikten sonra gerçek bilinen 43 üncü günde parti kurultayını gerçekleştirmiş oldu. Yargıtay zaten partinin 45 günde yapması gereken kurultay görevini, yönetim kurulundan kaç kişi imzalamış, kaç kişi kabul etmiş ona bakmaz, 1 kişinin bile imzalı talebi varsa, o talep doğrudur, yerindedir, görevidir kurultayı yapmak ve o 1 imzayı bile kabul eder bu konuda, yani bu konuda bir çoğunluk sağlamaya ihtiyaç yoktur. O esnada parti yönetim kurulunda 27 kişi vardı. Bunların 26 sı zaten siyasi partiler kanunu gereği 45 günde yapılması gerekene hayır demiş olsa bile, sadece 1 kişi evet demiş olsa, yargıtay işte o eveti esas alır, kaldı ki hayır diyen mi var, oda yok, mecbur o kurultay olacak, zamanında gerçekleşmiş mi, evet her türlü özverili mücadele ile zamanında gerçekleşmiş. Öyle ise sorun nedir. Bu konuda kişisel hakları var ise gasp edilmişler, onu bilemem ben, yasal yollar açıktır. Ancak bu durum partinin kurultay kararını ilgilendiren bir durum değildir. Kurultayın yapılışı zaten mecburi ve bu kurultay, tarihin ancak sınırında yapıldı. Özveriler ile, resmi kurumlarında anlayış göstermesi ile, ancak zamanında yapıldı. Bu konuda çalışan arkadaşlarımız maddi manevi kendilerinden emekler sarf ettiler. Bunuda hem kendileri bir sorun yaşamasın, hemde yönetim kurulunda diğer olan arkadaşlarının zarar görmemeleri için yapmaya çalıştılar. Kurultaya katılan 23 kişiden 13 arkadaşımız vardı o gün. Hepsi oraya maddi manevi emek vererek geldiler. Üzüldüğüm nokta şudur, bu gün emek vermeyenler, hiç bir katkı sunmayanlar ve partimiz ile resmi hiç bir bağı olmayanlar haksız bir şekilde konuşuyorlar. Bazen geçmişe ait konularda eleştirininde üzerine çıkıp asılsız bir şekilde konuşuyor ve parti tüzel kişiliğine zarar vermek için ellerinden geleni yapıyorlar.  Biz bunu kabul edemeyiz.  

 4 - Partinin karar defteri konusunda; Partinin eski Genel Başkanı ilgili tarihte parti karar defterini partiye atamış olduğu ancak ataması, bilindiği kadarıyla henüz resmiyetleşmemiş bir zata teslim ettirmiş, sonra o zatla ters düşüp o kişiyi o görevden geri almış, partinin karar defteride o kişide kalmış, o zatta o karar defterini geri vermemiş, zaten ilgili kişinin partide hiç resmiyetide olmamış, partinin karar defteri anlaşılan o ki  yasa dışı bir şekilde oradan oraya elden ele paylaşımlardan anlaşıldığı üzere dolaşmış, peki bunun ayıbı kimin, kim buna sebep olmuş. Parti yönetimide bu konuda defteri vermeyen ilgili zat konusunda ilgili mercilere şikayette bulunmuş, tabi parti işleri konusunda sıkıntı olmasın, yapılması gerekenlerde aksamasın diye parti yönetimi eski karar defteri geçersiz olmak üzere, yeni bir parti karar defteri çıkattırmış. Bu nedenle eski parti karar defteri hükmünü yitirmiş, yeni karar defteri asıl olmuş oldu. Bu konudaki bu günkü gerçek budur. 

5 - Partimizin Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu Konusunda; Partimizin Genel Başkanı sayın Mehmet Işık eski bir siyasetçidir, tecrübelidir, partinin asıl önemli olan arka bahçesi, yani partinin yönetimi konusunda deneyimlidir. Nelerin olması gerektiğini, nelerin yapılması gerektiğini iyi bilir. Artık Türkiyede sağ, sol siyasi rekabeti kalmadı, bu gün bizim için Devlet, Millet ve Vatan için mücadele ve Atatürk, cumhuriyet, demokrasi, her din, inanç, mezhep ve ırka saygı, emek ve alın terine sahip çıkma ve koruma, terör örgütleri ile ve onların iç dış destekçileri ile mücadele, emperyalist emellere karşı mücadele Büyük Türkiye Partisinin, Genel Başkanının ve Yönetim Kurulunun politikalarıdır ve görevidir.

Ha bunlar ile ilgili hakkımızda bir eleştirileriniz var ise buyurunuz yapınız, biz buyuz çünkü. Böyle olmak için kendimize sağ ve sol gibi kavramları kullanmıyoruz biz. Bizim burada açıkladığımız politikamızı değerli gören, benimseyen herkes aramıza katılabilir, milletimizi sağ sol kavramlarını kullanarak bölmek istemiyoruz. Biz milletimizi politikamızda paylaştığımız ortak değerlerde bir araya getirmek istiyoruz. Eskinin siyasetinde evet doğru sağ, sol vardı, ama Atatürk'te sağ sol yoktu, bizde de yok. Bizde yukarıda belirttiğimiz ortak değerlerde hepimiz bir araya gelmek var. Günümüzün siyaseti budur. Bu gün Atatürk'te olsa, İnönü'de, Celal Bayar'da, Adnan Menderes'te, Demirel'de, Ecevit'te, Erbakan'da, Türkeş'te  bize işte olması gereken bu günkü siyasi politika budur çocuklar, aynen bu şekilde devam edin derlerdi. Onların rekabetleri kendi dönemlerindeki duruma göre olmuştur. Keza son dönemlerindeki Demirel ve Ecevit ittifaklarına bakınız, Ecevit Demirel'i bir kere daha cumhurbaşkanı yaptırmak istemedi mi. Onlar son dönemlerinde sağ ve sol mevzusundan çıktılar, bunu anlatmaya çalışıyorum. Bizim yukarıda bahsettiğimiz politikamızı ortaya koydular, bunu göstermeye çalışıyorum. Bizim politikamız geleceğin politikasıdır, milletimizi sağ ve sol olarak ayırmadan ortak değerlerimizde bir araya getirerek, gelecek politikasıdır bizim politikamız, ben bunu söylüyorum. Bu nedenle genel başkanımız geçmişte o partide siyaset yapmış, şu yönetim kurulu üyesi geçmişte şu siyasi partide siyaset yapmış, bunlar bağlayıcı değildir. Burada bizi bağlayıcı unsurlar yukarıda bahsettiğim ortak değerlerimizdir ve hayatımız boyunca bizler zaten o ortak değerleri savunmuşuzdur. Çünkü biz genç kuşağız, bu günün siyasetçileriyiz ve genç siyasette, bu günün siyasetçilerinde olması gerekeni biz politika ediniyoruz kendimize, keza rahmetli Demirel'de, rahmetli Ecevit'te bizim politikamıza ancak yaşlılıklarında ulaşabildiler. Biz o kadar vakit kaybetmeyeceğiz. Biz bu günden itibaren onların o son dönemlerindeki politik anlayışlarını kendimize politika yapmış olacağız. 

6 - Genel Başkanımız Mehmet Işık dahil, diğer görevli arkadaşlarımız, ben, Selim Dinçel, Şevket Tozan, Berin Pehlivan, Lütfiye Tuhan, Ajda Nayman, Selvinaz Akın Bölünmez, Mehmet Akan ve diğer yönetim kurulunda olan arkadaşlarımız ile ve yeni katılan arkadaşlarımızda dahil olmak üzere biz bir bütünüz. Beraber partimizi geliştirme yolunda çalışmalarımıza devam ediyor ve birlikteliğimizi muhafaza ediyoruz. Partinin kurultay aşamasına gelinceye kadar gerek Selim Dinçelin, gerekse Şevket Tozanın emekleri ortadadır. Hele ki sayın Dinçel hiç hak etmediği haksız, mesnetsiz saldırılara maruz kalmıştır. Parti bir kurultay yapabildiyse sayın Dinçel'in maddi manevi emekleri sayesindedir. Dinçel olmasaydı parti kayyuma düşüyordu. El insaf, hak, hukuk, vicdan derim. siyasi partiler kanununa bakın derim, 45 günlük süreyi görün ve Dinçel, kendisi ile kurmuş olduğumuz doğru iletişimle, danışarak, birbirimizle istişare ederek ikinci 45 günde yani 88 inci gün sonrasında kurultayın gerçekleşmesini sağlamış ise, bu başarı kutlanır, bu başarı alkışlanır. Sayın Dinçel burada bir kazanç elde etmedi ve tam tersi ikamet ettiği ilden, Ankara'ya Yargıtaya ve Seçim Kuruluna giderek doğru ve kabul edici ikna yöntemlerini ortaya koyarak, kurultayın yapılmasının işlemlerini halletti ve bu gidiş gelişinde cebinden masraf etti. Kaçmadı da başkaları gibi, elini taşın altına koydu, emek verdi ve can çekişen, ölen partiyi ayağa kaldırdı. Zira parti gidiyordu. Kendisine emekleri sebebiyle yeni Yönetim Kurulu olarak ve şahsım olarak çok teşekkür ederiz. Bizim Yönetim Kurulu olarak bir kaosumuz yoktur, kaosu yaşayanlar, bizim dışımızda olanlardır. Varsa yasal bir şikayetleri kişiler hakkında, buyursunlar ilgili mercilere yapsınlar. Ancak bahse konu, konu ettikleri konular, bizim yeni Yönetim Kurulumuzu bağlamıyor ve ilgilendirmiyor. Biz bu gün kendi işimize bakıyoruz. 

6 - Parti içinde elbette rekabet olur, bu olması gerekendir. Ancak şu anda partimiz yeniden yapılanıyor, hiç bir rekabet ortamıda yok, zaten 20 küsur kişiyiz, amacımız bir an önce partimizi geliştirmektir. Biz 20 küsur kişi bir bütünüz, öyle birbirimizle rekabet edecek durumda da değiliz, zaten birbirimizle her hangi bir rekabette etmiyoruz, geçmişte partimiz adına hizmet eden herkesede çok teşekkür ederiz. Ancak biz artık yeni bir dönemdeyiz, yeniden yapılanıyoruz, yeni bir yönetim kuruluyuz, seçilmiş bir yönetim kuruluyuz, Genç bir Yönetim Kuruluyuz, politikalarımız genç ve bu günün, günümüzün politikaları ve biz görevimize, işimize bakıyoruz. Geçmişte olanlar olmuş, hatalar olmuş, ama artık yeni dönem itibariyle bizim onları konuşmak, yargılamak hatta eleştirmek gibi bir derdimiz yoktur. Onlar geçmişte kalmış, bize düşen ise bu yeni dönemde partimizi en iyi noktaya getirmektir.

Bizim, partimizin yeni Yönetim Kurulu olarak sorumluluğumuz, partimizde kendi yönetimimizde olduğumuz şu dönem konusunda hesap verebilir olmaktır. Geçmişin hesabı varsa veya hukuki haklarına zarar verilmişler varsa, yargı herkese açık, gitsinler arasınlar, vede geçmişin hesabı tarihtedir aynı zamanda. Biz partimizi yurdumuzda politikalarıyla etkin kılmak istiyoruz, güçlü kılmak istiyoruz, Türkiyenin siyasetine yön vermek istiyoruz. 

Büyük Türkiye Partisinin, Milletimizin, Devletimizin ve Vatanımızın yolu açıktır ve biz bütün engelleri teker teker milletimiz ile birlikte ortadan kaldıracağız, bunun için de çok çalışacağız. Biz genç politikalara sahip, Genç Yöneticiler ve Gençliğin Partisiyiz. 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur,...

Kibar Tavasav

Büyük Türkiye Partisi

Basın İlişkilerinden Sorumlu

Genel Başkan Yardımcısı. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar