Reklam
Muhalefet Grubundaki Siyasi Partilerin Cumhurbaşkanı Adayları
Kibar TAVASAV - HABERE SES

Kibar TAVASAV - HABERE SES

  • Google Plus
  • Youtube
  • LinkedIn

Muhalefet Grubundaki Siyasi Partilerin Cumhurbaşkanı Adayları

22 Mart 2018 - 03:15 - Güncelleme: 22 Mart 2018 - 03:35

 

 

* İktidar tarafı grubu siyasi partilerinin cumhurbaşkanlığı adayı kesinleşmiş durumda ve 16 nisan 2017 tarihini resmi tarih kabul edebiliriz, ki o tarihinde resmi olmasa da öncesine aitte olduğunu söyleyebiliriz AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın, ancak cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine göre değerlendirmiş olursak buna 16 nisan 2017 tarihini resmi tarih olarak kabul edebiliriz ki, iktidar grubu siyasi partileri de MHP ve BBP bunu sonraki tarihlerde deklare etmiş oldular.

* Muhalefet grubu siyasi partilerinden İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bir parti Genel Başkanı olarak, 100 bin imza toplayarak cumhurbaşkanı adayı olacağını gerek İyi Parti kurulmadan, gerekse kurulduktan sonra açıkladı. Akşener bu konuda parti teşkilat ve tabanıyla bütünleşerek çalışmalarına partileri kurulmadan önce bile başladığını söylersek, doğru söylemiş oluruz, ki bu konudaki partilerinin adayını parti kuruluş tarihi itibariyle resmiyetleştirmiş oldular.

* Ana Muhalefet partisi ve muhalefet grubu siyasi partilerinin lokomotifi CHP ve sağ seçmenin bir kısmı ile muhafazakar seçmene hitap eden, kısacası iktidar grubu siyasi partileri AKP, MHP ve BBP tabanlarına da hitap edebilen Saadet partisi vede diğerleri henüz bu konuda her ne kadar perde arkasında çalışıyor olabilecekleri değerlendirilse de seçime 20 ay civarı bir süre kala hala da kamuoyuna cumhurbaşkanı adaylığı konusunda açıklamalarını yapmadılar. Ülkemizdeki 2019 cumhurbaşkanlığı seçimi konusundaki şu andaki durum budur.

Ana muhalefet partisi CHP nin yönetim kadrolarının yapmış oldukları açıklamalarda bütün siyasi partilerin tabanlarına hitap edebilecek, hepsinden oy alabilecek bir cumhurbaşkanı adayı tercih edeceklerini vurguluyorlar. Anlaşılır bir tercih, ancak süre gittikçe azalıyor, ki bunun haricinde en önemli handikap böyle bir tercihi bütün muhalefet grubu siyasi partileri ile birlikte yapmış olsalardı, çok daha anlamlı ve manidar olurdu, ancak muhalefet grubu siyasi partilerinin oy tabanı 2 inci en çok olan siyasi partisi İyi Parti açıklayınca bu formül bana göre bozuldu. Şimdi CHP böyle bir adayı kendi içinden seçmiş olacak. 2014 cumhurbaşkanlığı seçimindeki CHP ve MHP nin ortak adayları olan İhsanoğlu'nun en büyük handikapı kendisini aday gösteren partilerin hiç bir teşkilat kadrolarını yönetememesi ve yönlendirememesi idi. Hal böyle olunca tabana yada ülke seçmenine o heyecan verilemedi, ateş harlayamadı, harlatılamadı. Kısacası CHP, kendi Genel Başkanını cumhurbaşkanı adayı göstermeyecek izlenimi söz konusu, yapılan açıklamalar bunu gösteriyor. İşte İhsanoğlu'nun yaşamış olduğu sıkıntıyı aynı şekilde CHP her ne kadar toplumun geneline hitap eden bir aday koysa da ortaya bu adayda aynı sıkıntıyı yaşayacaktır. Sonuç itibariyle her ne kadar Türkiyeyi cumhurbaşkanı yönetmiş olsa da, ola ki CHP nin cumhurbaşkanı adayı seçilmiş olsa da, meclisteki CHP vekilleri seçilmiş olan kendi cumhurbaşkanlarının lehine mi hareket edecekler mecliste, yoksa partilerinin genel başkanının lehine mi hareket edecekler. Türkiye'nin önceki yönetim modelinde bu pek fazla fark etmiyordu, cumhurbaşkanının yetkileri daha kısıtlıydı, devleti cumhurbaşkanı değil, başbakan yönetiyordu, başbakan genelde siyasi partisininde başı idi ve partisine de hakimdi. Örneğin en çok oyu alan siyasi partiler genel başkanları varken, onu değilde partilerinden bir başkasını başbakan olarak önermiyordu. Başbakanın arkasında, o partinin aynı zamanda genel başkanıydı da bütün meclis vekilleri vardı. Eğer parti genel başkanı cumhurbaşkanı adayı olarak değerlendirilmez ise, seçimi kazanması zor olacağı gibi, mecliste de genel anlamda hiç bir gücü yaptırım anlamıyla olamaz. Çıkarmış olacağı bir uygulamaya kendi siyasi partisi vekilleri de stop kararı verebilir, dolayısı ile partisini yönetmekten yoksun olanın devleti yönetmesi çok zordur, bi şekilde seçilmiş olsa bile yönetiminde sıkıntı yaşayabileceği gibi, aynı zamanda bir sonraki seçimde gerek kendisi, gerekse partisinin bir sonraki adayı ve diyebiliriz ki şu andaki muhalefet grubunun hiç bir adayı bir sonraki seçimi kazanamaz, geleceğe ait bir olumsuzluk olur bu. Yani cumhurbaşkanlığı seçiminde en doğrusu ve mantıklısı her açıdan değerlendirdiğimizde partilerin genel başkanının aday olmasıdır. Aksi halde davulu başkasının boynuna geçirerek tokmağı kendi elinde tutma görüntüsünde olmakla % 51 seçmen çoğunluğu sağlanamaz. CHP Böyle bir görüntü oluşturursa zaten baştan kaybeder. Ya genel başkanını seçecek adayı olarak, yada seçeceği adayı partinin genel başkanı yapacak ve CHP genel başkanı olarak o adayı 2019 cumhurbaşkanlığı seçimine girecek. Aksi halde x bir vatandaş CHP nin genel başkanı olmayan bir adaya bir mitinginde yapacağı bir icraatını anlatırken, peki cumhurbaşkanı olduğunuzda partin CHP, mecliste bunun karşısında olursa o zaman ne yapacaksınız sorusuna cevap veremez. Partisini kendisi yönetmiyor ki, bir başkası genel başkan olarak yönetiyor, kampanyasındaki hiç bir politik söylem ve icraatları tatmin edici, toplumu ikna edici olmaz, oy toplayıcı olmaz. Bu konuda özellikle iktidar partisi grubunun genel başkanı cumhurbaşkanı adayı 1 adım önde olur ikna edicilikte, zira aynı zamanda partisini de yönetiyordur.

Saadet partisinden ve diğer siyasi partilerden de bahsetmiştik. O konularda da bir iki şey söyleyelim. Saadet partisi ve diğerleri CHP nin bu siyasi adım hatasına ve gecikmesine karşı bence aday çıkarmayıp İyi parti adayına destek vermelidirler. Zira cumhurbaşkanlığı ilk seçiminde iktidar grubu adayı 1 inci ve CHP adayı 2 inci olursa, cumhurbaşkanlığı seçiminin 2 inci turunda iktidar grubu cumhurbaşkanı adayı, CHP cumhurbaşkanı adayına karşı açık ara farkıyla cumhurbaşkanlığını kazanır, İyi parti, Saadet ve diğer siyasi partilerinin ilk turda iktidar grubu tarafından çekmiş olduğu oyları 2 inci turda CHP adayına verdiremezler, o tabanlar vermez. Bu nedenledir ki, Saadet ve diğer siyasi partiler eğer muhalefet grubu adayının cumhurbaşkanlığını kazanmasını istiyorlarsa İyi parti adayını ilk turda 2 inci yapmak için çalışmalıdırlar ki, cumhurbaşkanlığı seçiminin 2 inci turunda İyi parti adayına oy verebilmesi mümkün olan CHP oyları ile birlikte İyi parti cumhurbaşkanı adayı HDP tabanı oy vermek için sandığa gitmese bile kalan % 90 oyun, % 46 sını alarak yani genel totalde kullanılmış oyun % 51 ini alarak seçilmiş olsun.

Kastettiğimiz şudur, CHP adayına cumhurbaşkanlığı seçiminin 2 inci turunda % 10 HDP tabanı da evet oy verebilir ama bu % 35 olur, hadi % 5 te öyle oy gelsin, en fazla % 40 olur, ve % 51 e daha en az % 11 eksik var demektir, bunu zorlayarak toplamak çok zor. Ancak İyi parti adayı tarafına baktığımızda belki muhalefet tarafındaki yaklaşık % 10 HDP tabanı oy vermeyecek, sandığa gitmeyecek, ancak bu oran İyi parti adayını çok olumsuz etkilemiyor geri kalan % 90 oyun, % 46 sını İyi parti + Saadet + diğer muhalefet partileri ve + CHP tabanı toplayabilir ve oy kullananların total % 51 ini İyi parti adayı alabilir bu şekilde. Zira iktidar grubu 2 haftalık kısa süre içinde 2 inci olan adayı HDP nin desteklemesine veya desteklememesine göre 2 inci tur için seçim propagandasını kurgulayacaktır. CHP adayı 2 inci olmuşsa HDP kartını seçmenin önüne koyabilecektir iktidar grubu o zaman ve bu HDP handikapı seçmeni olumsuz etkiler muhalefetin adayı konusunda. Ancak İyi parti adayı ilk turda 2 inci olmuşsa HDP handikapından muhalefet grubu kurtulmuş olacaktır iktidar grubuna karşı. Buda muhalefet grubunun cumhurbaşkanlığını kazanmasının önünü açar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar