GÜNAH NE YANA DÜŞER SEVAP NE YANA
Pakize ARPACI - EVRENSEL BAKIŞ

Pakize ARPACI - EVRENSEL BAKIŞ

GÜNAH NE YANA DÜŞER SEVAP NE YANA

13 Eylül 2020 - 22:00 - Güncelleme: 13 Eylül 2020 - 22:20

 

   İnsan toplumları dinsel öğretileri günah ve sevap üzerine işler.Bir bebek herhangi bir ailede doğduğu zaman hangi din mensubu olursa olsun ona öğretilen ilk kavramlardan biridir günah ve sevap. Beş altı yaşlarındaki bir çocukla annesinin arasında geçen şu konuşmaya şahit oldum vapurda.

-Anne martılara simidimden atabilir miyim?

-Hayır, günah olur

-Anne lütfenn! azıcık atayım, acıkmışlar.

-Yok dedim günah.

– Ama  o amcalarla teyzeler  atıyor, onlara günah değil mi?

konuşmaya katılmamak için kendimi zor tutuyordum. Kadın küçücük çocuğa sadece atılmaz günah diyor başka bir şey demiyor çocuk diğer atan insanları gördükçe şaşırıyordu.

En sonunda;

-“Bırakın azcık atsın annesi, martıları çok seviyor demek ki simidini onunla paylaşmak istiyor” dedim.

Kadın oldukça sert bir bakış attıktan sonra,

-İnanın, şimdi onun peşinden kalkıp oraya gidecek hiç halim yok, biraz rahatsızım. Denize düşer diye korkuyorum.

-Düşmem anne demirlerden tutarım ben ne olur atabilir miyim? diye araya girdi.

Çok sevimli bir kız çocuğuydu, saçlar kıvır kıvır çukalatamı çukulata bir ten, zeytin gözlü  bir afet.

-“İzin verirseniz ben ona bakarım simit atarken.” dedim.

Kadın iyice şaşırmıştı bir an ne diyeceğini bilemedi,  bocaladı. Ne demeliydi şimdi, “hayır” diyemiyor ” evet” demek onu kaygılandırıyordu. Beni tepeden tırnağa iyice süzdükden sonra;

“Tamam” size zahmet olacak dedi.

çocuğun elinden tuttum, vapurun kenarına yanaştık. Ona simidi bölüm veriyordum oda martılara atıyordu.

-Adın ne senin güzel kız dedim.

-“Ece” dedi.

-Aaa adında kendin gibi pek güzelmiş. Çok mu seviyorsun kuşları?

Başını salladı.Simidimizi bitirince annesinin yanına döndük.

-Teşekkür ederim dedi,annesi.

-Siz Ece ye günah diye kestirip attınız ama bu yaşta çocuklar bu kavramların ne anlama geldiklerini pek anlamazlar, dikkat ederseniz sizi sorguladı diğer  insanların simit attıklarını “onlara günah değil mi? dedi.

-Evet, çok bilmişdir bizim küçük hanım dedi sevimli bir sesle. Devam etti.

-Kalkmak istemediğim için biraz kestirmeden gideyim dedim, ama Ece bu kafasına koyduğunu yapana kadar ısrar ediyor.

-Ne  güzel çok zeki bir kızınız var demek ki. Her çocuk sorgulayamıyor.

Eminönü iskelesine gelmiştik. Ece’nin başını okşadım, annesine de iyi günler diledikten sonra yanlarından ayrıldım.

 

Bize günah diye yapmamamız gerekenleri öğreten büyüklerimizin, büyüdükçe ne kadar iki yüzlü, yalancı oldukları geldi aklıma. Şimdi Ece’ye olanda aynı şeydi. Kadın  martılara simit atmanın günah olduğunu söyleyeceğine, kendisinin hasta olduğunu kalkamayacağını da söyleyebilirdi bu çocuğa.Bize günah diye öğretilenler umarsızca hayata geçirdiğimiz sevaplar  maddeler halinde dökülüverdi  kara defterimden;

*Yalan söylemek günahtır*

Bu dünyada kaç kişi doğruyu söylüyor acaba diye düşündüm. Yalan söylemek günah tabi de bu günahı büyük bir aşkla işlemek neyin nesi?İşi gücü yanlı ve yalan haber yaymak olanlar hangi  sevabın temsilcileri?

*İftira atmak günahtır*

Bize öğretilen en büyük günahlardan birisidir bu, gözünle gördüğüne , kulağınla duyduğuna bile inanmayacaksın, diyelim ki birinin bir açığını buldun onu  el aleme anlatmak yerine  kendine saklayacaksın veya belki bilmeden bir kusur işlemiştir diye o kusur sahibini uyaracaksın.

Öğretilen ile yaşanılanların çelişkisi insanları doğru bildiklerini de unutturuyor. Şimdi öylemi, Tv' ler, kim kiminle ne yapmış açık açık beyan ediyorlar, İnsanlar bırakın gözleri ile görmeyi, kulakları ile duymayı bir fısıltıyı bile  birin yanına bin katarak bir başkasına yaymakta hiç sakınca görmüyor. Planlı sistemli iftiracılar olmak hangi sevabın temsilciliği?

*Öldürmek günahtır.*

En önemli günahlardandır. Öldürmek kesinlikle yasaktır. Peki biz ne yapıyoruz, sürekli karşıtlar yaratarak, düşmanlar ediniyor, bunlara saldırmada, öldürmede, öldürtme de hiç bir sakınca görmüyoruz.Yeter ki  çıkarlarımız korunsun. Biz daha çok mal edinelim her şeyin çoğu bizim olsun. Bu düşünce ile yola çıkan milyonlarca insan bu yaptıklarınız  hangi sevabın temsilciliği?

*Kul hakkı yemek günahtır*

Sistemli bir şekilde gayette memnuniyetle yediğimiz bir haktır kul hakkı. Kul hakkı sadece emeği içermez ,onun varlığına saldırıyı da içerir. Bizler dünyada herhangi bir sebep için insanların yaşam haklarını gözümüzü kırpmadan yiyoruz, bu  öyle bir hak ki   öldürdüğün birine yaşamı yeniden vermen mümkün olmayacağı için telafi şekli yoktur.Bu dünyada kimse kul hakkı yemediğini söyleyemez, bizim birimiz iki iken, dünyanın herhangi bir yerinde, bir insan açlıktan ölüyorsa bu kul hakkıdır. Gasp ettiğimiz dünya kaynakları ve bozduğumuz ekolojik dengeler yüzünden hayvanlar ölüyorsa, bitkiler yok oluyorsa buda kul hakkıdır. Şimdi  düşünelim bütün bu yaptıklarımız hangi sevabın temsilciliği?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar